Doğu’da Bir Köy

Çaldıran’da göreve başlamamın ilk aylarıydı. Takvimler 3 Ekim’i  gösterirken, sağlık aşısı kampanyası götürdü beni Salahane Köyüne.

Salahane Köyü, Çaldıran’ın en büyük köylerinden… Bir dönem ev arkadaşım olan ve hâlâ görüştüğüm Oğuz’un köyü. İki dersliği, iki lojmanı olan köy okulu 24 Kasım 1976’da meydana gelen deprem sonrası yapılmış köylülerin çabasıyla.

Büyükler çocuklarını götürmeyince aşıya, aşıyı devlet getiriyor ayaklarına. Ellerimizde liste dolaşıyoruz kapı kapı. Sağlıkçı arkadaşlar aşılarını yapıyor biz de listelere yazıyorduk.

En çok korktuklarımız köyün köpekleriydi. Nereden ne zaman çıkacağı belli olmuyordu hayvanların. Ellerimizde sopalarla avlulara dalardık saldıracaklarını bile bile. Ürkek bakışlarımızla etrafımıza bakınır, ev sahibine seslenirdik.

Korkardı çocuklar aşıda bizleri görünce. Aşı dediğim oral yoldan damlatılan iki damla. Arkasından balon dağıtır, sevmeye çalışırdık. Çocuk her yerde çocuk oluyor işte… Az önce ağlayıp kaçmaya çalışan, sonrasında balon için etrafında koşturan, yarınlarımız…

Girdiğimiz büyük bir evin avlusunda iki çocuk var tüm masumluğuyla bize bakan. Anne yok, baba yok, bizi karşılayan yok.

Türkçe bilmeyen iki çocuk karşılıyor  bizi sessiz çığlıklarıyla,  buyur edercesine. Kir pas içinde bakışlarını kaçırarak elindeki fırçayı bırakıyor kütüğe, oturuyor. O an’ın güzelliğini yaşamak istiyorum fotoğraf karesinde. Fotoğraf makinesini gören yüzler biraz daha saklıyor kaçamak bakışı, tatlı tebessümü ile.

Yanındaki daha meraklı uzatıyor bakışlarını. Arkasındaki duvara sırtını yaslayarak köşeye sıkışmış sanki, kaçacak yeri yok. İstemem ama sev beni der gibi bakıyor güneşin vuran ışıkları arasında. Yarım yumalak kelimelerimle kürtçe ismini soruyorum heyecan yumağı halinde. Gülümsüyor… Cevap verecek yine gülüyor.  O da anlıyor benim kürtçe bilmediğimi.

Çocuk oluyorum onlarla birlikte 24 yaşımı geride bırakarak. Oynamak istiyorum onlarla oyuncağı olmuş taşla, kütük parçaları, toprakla çamura elimi bulayıp, saçımı kaşımak istiyorum. Sonrasını düşünmeden.

16yıl geçmiş aradan. Fotoğrafa baktıkça o an’ı tekrar yaşıyorum bütün ıslaklığıyla. Kucağıma alıp sevemediğim, yanındayken bakışlarını kaçıran, masumiyetin başrollerindekiler giderken bakakaldılar arkamızdan.

Ben ayrılmışken oradan onları da aldım yanıma çekinerek, küçük bir fotoğraf karesinde. Şimdi 20’li yaşlarda kocaman genç kız edasıyla çocukluk günlerini ararlar mı bilmiyorum. Böyle bir fotoğraftan bile haberleri yokken umarım hayatın bütün güzelliklerinin aurasını içlerine çekerler doya doya.

(Yorumlarınızı aşağıya yazabilir siniz… )


Etiketler:

Doğu’da Bir Köy Konusuna 2 Yorum Yapıldı
  1. Hakan Kiraz dedi ki:

    Tanıyor gibiyim ama başka fotoğraf yokmu acama

    1. admin dedi ki:

      Hayır hocam yok 🙂

Sayfa başına git