Efes Antik Kenti

Bütün ihtişamı ile var olma savaşı veren Efes her gün binlerce kişiyi huzuruna kabul ederek tüm güzelliğini sergilemeye devam ediyor.

Antik müze yerine her iki girişinde de alışveriş mekânları bulunuyor. Hediyelik eşya alabileceğiniz gibi yemek ve içmek için büfeler mevcut. Ekonomik olarak düşünecek olursanız birazda yabancı turistlerin katkıları ile olsa gerek bu mekânlara fazladan ücret ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Efes Antik Kentine Giriş Ücreti

Yerli ve yabancı insanların günü birlik uğrak noktası haline gelen Efes Antik Kentine iki farklı giriş kapısı bulunuyor. Müze kartı olan kişiler kartını okutarak girebilirken bilet karşılığı tek giriş ücreti ise 40 Lira. Tarihlere göre açılış ve kapanış saati ise sabah 08:00 ile 19:00 saatleri arasında değişiklik gösteriyor.

Müze içerisinde bulunan yamaç evler üstü kapatılmış mekânı ile ziyaretçilerini bekliyor. Buraya giriş için müze kart geçerli değil ve gezmek isteyen kişiler 20 TL ikinci bir ücret ödemek zorunda.

Geçmişin önemli şehirlerinden biri olan dünyanın en önemli merkezlerinden biri olarak kayıtlara geçmiş ve halen dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı burada ve antik şehrin önemini artırmış durumda.

Yıllık ortalama 1,5 milyon kişinin ziyaret ettiği Efes’te 100 yıldan fazladır kazılar devam etse de hâlâ yapılacak çok iş olduğu açık.

Bir dönem başkent olan, Liman kenti denize vedasını ederek oldukça uzaklaşmış durumda. Dönemin çarşısı olarak kabul edilen cadde o dönemde görebilseydim dedirten güzellikte. Yollarına taş döşemen cadde sık yürüyüşler sonrası kayaların kayganlaşmasına neden olmuş, bu yüzden atacağınız adımları oldukça dikkatli atmalısınız.

Girişinden itibaren büyüleneceğiniz kentteki her bir yapının ayrı bir önemi, ayrı bir özelliği var. Kimi zaman kazıda görevli arkeologların yaptıkları çalışmalar kendi sanatlarını dökerek attıkları beton parçaları ile figürler verilmeye çalışılsa da gerçek tarih seveler açısından tepki gördükleri de bir gerçek. Ancak benim üzüldüğüm bir nokta var ki o da; kendi topraklarımız içerisindeki tarihi dokularımızın kazılarını neden yabancı arkeologlara bıraktığımız hususudur. İster istemez insan sorguluyor. Kazı yaparken bulunanlar elbette bizim müzelerimizde. Peki ya bilmediklerimiz. Özellikle mevcut heykellerin bedenleri dururken, neden baş kısımlarının olmadığı, yerinde bulunmadığını ayrıca sormak istiyorum.

Celsius Kütüphanesi

Kent içerisindeki en ihtişamlı yapılardan biri ise sonradan yerine konulan Celsius Kütüphanesi. Ziyaretçilerin olmazsa olmaz anı fotoğrafları çektirdiği kütüphane girişi ve önündeki heykeller baş döndürücü. Burayı gezerken mutlaka rehber eşliğinde gezilmeli ancak birkaç kez gitmeme rağmen ben bu imkâna nail olamadım.

Ziyaretçilerin mutlaka yazdıkları anılar, gözlenimler olacaktır ya da kat kat tarihi bilgiler bulmakta mümkün tabi. Fakat buraya gidilip, görülmesi, o a’nın yaşanılması, zamanının yaşam felsefesinin hissedilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Efes Antik Kenti, Antik Tiyatro

Kentin diğer önemli bir şahane yapısı se binlerce kişiye gösteriler sunan dönemin sinema salonu antik tiyatrosu. Üç katlı tiyatro 65 sıra ile yaklaşık 19 bin kişilik olduğu belirtiliyor. Ticaret kenti olan Efes’in büyümesi ile orantılı olarak tiyatroda genişletilmiş ve büyütülmüş. Defalarca onarım gördüğü açıkça belli olan basamakların birçoğu hâlâ bakım içerisinde.

Bir Türk olarak önemli bir mirasımız olan zamanın en büyük liman kenti, binlerce kişiye ev sahipliği yapmış bu güzelliğimize sahip çıkılmalı. Geçmişin her demini en koyu haliyle yaşadığımız bu topraklar bizlere geçmişte yaşanan sırları açıklamaya devam ediyor.

Mutlu olarak ayrıldığım Efes Antik Kentine yine gelmek üzere veda ettim. Kazı çalışmalarının devam etmesi umut verici. Zamanla gün yüzüne çıkan eserleri görmek için tekrar tekrar gelinmeli. Kazı alanına yeni giren kilisenin zamanla ortaya çıkarılacağını düşünüyorum. Zamanla en güzel parçalarını yenide görebilmek dileğiyle.


Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git