Son Satır Güncel Bilgiler

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sevgiliye
  4. »
  5. Elimde Olmadan, Hakkım Olmadan Seni Düşünüyorum…

Elimde Olmadan, Hakkım Olmadan Seni Düşünüyorum…

Sonsatir Sonsatir -
402 0
Elimde Olmadan, Hakkım Olmadan Seni Düşünüyorum…

Sana dokunmak istiyorum bu gece kelimelerimle… öylesine bir dokunma olmalı ki hayatının geri kalanında bir an aklından çıkarmamalısın. Öyle ki elimde olmadan, hakkım olmadan seni düşünüyorum… Düşünmeden edemiyorum. Bir mektup daha işte sevgiliye

Koca 47 yıl geçmiş ya. Hala dolanmışım ağlamaklı hasretine. 24 yaşımdan sonra her bir yaşım sanki çok daha ağır geldi. Her yıl sanki onlarca yıl yaşamış kadar yıpranmış hissediyorum kendimi. Her geçen gün beklentilerimi biraz daha düşürüyorum. Yaşamı, sevinci, mutluluğu torbamdan biraz daha boşaltıyorum. Bir daha boşalttıklarımı almamak üzere arkama bile bakmadan en usul adımlarla ilerliyorum. Hatta bazı zamanlar kaçtığım oluyor en hızlı koşularımla.

Seni düşünmek istiyorum… Hakkım olmadan, elimde olmadan. Hani izin verir misin bilmiyorum seni düşünmeme. Senden uzakta tüm benliğimle seni yaşamama. Aslında sende yoksun bende

Eskişehir’de Bir Yol Kenarında Bıraktım Seni Gözlerim Dolu

Eriyorum. Her geçen zaman daha çok eridiğimi hissediyorum. Yaralı gönlümü, hasretine bağlamış erimeye indekslemişim. Tükendiğim zamanlar olduğu gibi umutlarımı yeşerttiğim oluyor zaman zaman. Gelip giden duygulara sahibim. Sebebi yine sensin. Öyle ya bütün kabahat sende…

Elimde Olmadan, Hakkım Olmadan Seni Düşünüyorum…

Eskişehir’de bir yol kenarında ben giderken gözlerimin dolduğunu gördün mü? Onlarca kilometre yol alırken senin gözyaşlarını içime atmıştım en dolu haliyle. Dolan gözlerimi saklarken aslında geleceğin en ince ayrıntısına sahip olduğunu bilemedim. Göz yaşlarının arkasındaki gerçeklerden uzak, benim için olduğunu düşündüğüm o gözyaşlarıdır halen içimi acıtan. En genç halim… Henüz yaşamla tanışmamışım. Öylesine safım ki arkasında bir şey aramadan adım atıyorum. Sana, senin sıcaklığına, senin duygularına, senin en acımasız fırtınalarına koşarak geliyorum.

İçimde vurguladığım çabalarımı ben bile görmüyorum. Uzun zaman aldı aslında bu çabalarımın sadece duygularımda yaşadığım. Tüm umutlarımı kestiğim bir anda kurumuş meraları yeşerten adımındı beni sana bağlayan. Tuz bastığım yaralarımın yalnızlığında henüz yeni bulmuşken seni, yeni yaşamaya başlamışken arkamda sevdamı bırakıp gittim binlerce kilometre uzağa. Oysa ben sende öylesine büyük duygular bırakmıştım, öylesine çok sevmişim seni. Onlarca yıl sonra hala aynı yerde, aynı sevgide, aynı aşkın tazeliğini koruyorum.

Elimde Olmadan, Hakkım Olmadan Seni Düşünüyorum…

Hep seni özlüyorum. Hep seni bekliyorum yine dönersin diye. Onlarca yıl geçmesinin ardından hala beklentilerimin arasında senin yolunu gözlüyorum. Rüzgara, denize, havaya yazmışım seni, sende olan sevgimi. Aldanmalarıma, gerçeklerden uzak görmeyen gözlerimi bağlamışım bir daha çözmemecesine. Nasıl bir kör talihtir ki hala sana inanıyorum, hala seni bekliyorum, hala seni dinliyorum. Nasıl bir emek vermişim ki sana onlarca yıl sonra aynı duyguları en taze haliyle yaşatıyorum. Duygularımı, sevinçlerimi, mutluluğumu iki avucumun içerisine koydum. Uzatıyorum ellerimi. Öyle ki avuçlarımdan taşıyor umutlarım. Hasretim sensin. Yaşama dair tek nedenim, tek huzurum, tek adresim. Sen, sen ve yine sen.

Şarkılarda Seni Yaşıyorum, Onur Akın’la…

Halen şarkılarda seni yaşıyorum. Şarkı demişken ekmeği tuza banıp hala Onur Akın’la sana haykırıyorum, seviyorum seni diye. Zira hiçbir sanatçı yazamadı benim sana olan aşkımı ya. Hatta hiçbir yazar kaleme almadı romanında. Yazması da mümkün değildi. Lakin mavi kapıların arkasında hep sen vardın, hep sen varsın. Asi ve Maviyle, Haziran’da mavi benekli çocukların hikayelerini yazıyorum. Onlarca yılda bitiremedim yazmayı. Öyle ki bu hikaye hiç bitmedi. Bitmiyor ki… Nasıl bitsin ki…

Günler ilerledikçe yaşamdaki yolculuğumun sonuna geldiğini daha çok hissediyorum. Hayat öylesine acımasızken bu hissi çok daha derinden hissettiriyor bana. Hala beklentilerimde sen varken hayatıma son noktayı koyduğumu düşündüğüm zamanlar oluyor. Öylesine vazgeçmişim ki yaşamdan. Kendim için ne yaptığımı düşünüyorum zaman zaman. Sonuç olarak bir hiç çıkıyor bütün toplamlarımda. Dört işlemi bile yapamıyorum, bütün fikrimi, zihnimi bir yol kenarında bıraktığım geliyor aklıma. Kırgın yüreğim, senin mutluluğun içindi. Öyle ki senin mutluluğun bir çığ gibi büyüdü hem içimde. Ve hala büyüyüp giderken yaşam çizgimde bir o kadar kısalıyor.

Sonra diyorum ki yine bencillik ettim. Yine ben, yine benim duygularım, yine benim özlemlerim diyorum. Bir bilsem sende olanları, senin yaşadıklarını, acılarını, umutlarını. Yardımcı olabilir miyim diyorum en derinden. Acılarıma yükler zamanla daha çok biniyor. Sebebi yine sensin. Sensin derken senin üzüntülerin, hüzünlerin. Gördün mü bak yine seni düşünüyorum en inceliğimle.

Yıllar sonra yaşadığımız 6 Şubat geliyor aklıma. Aylar geçti aradan. Hala senin yanında olamadığıma, sana yardımcı olamadığıma kahrediyorum. Gidenler gelmiyor. Sende gelmiyorsun. Ancak bir 6 Şubat sabahı Islahiye ile neler yaşadığını merak ediyorum. Senden acımasızca gidenleri merak ediyorum. Nasıl üzüldüğünü düşündükçe biraz daha kahırlanıyorum. Hani senin yanında olamamanın, sana destek olamamanın üzüntüsünü yaşıyorum. Kelimelerime dökemediğim bu üzüntülerimi bir kenara bırakıp senin üzüntülerini düşündükçe içimde fırtınalar kopuyor. Elimde olmadan, hakkım olmadan seni düşünüyorum. Affet…

Hani demiştin ya sen “şimdi benim için daha mavisin”. Belki unutmuşsundur bu cümlelerini. Hatırlatayım dedim en mavi halimle.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel Bilgiler Turan AY - 2006 - 2024 – Her hakkı saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz. Yazılar kişisel tavsiyelerden ibarettir ve yazarlar sorumlu tutulamaz. Yatırım bilgileri yatırım tavsiyesi değildir. İlan ve iletişim için turanay@turanay.com.tr adresine yazabilirsiniz. 1 Saatte Para Kazanma