Kültürel Afişler ve Gelişimi

Tarihin çeşitli dönemlerine baktığımızda, kültürel anlamda, atışın çoğu zaman, fonksiyonelliğinin de ötesine geçerek, bir sanat ürününe dönüştüğünü görüyoruz. Gerçekte afiş, her dönemde, içinde bulunduğu zamanın bir aynası niteliğinde, kültürel bir anlam içermekteydi.

Afişin ‘kültürelliği, kavramsal olarak, gelişim süreci içindeki sınıflandırmadan doğar. Kültür ve sanat etkinliklerinin duyumlarım konu edinen afişler, kültürel afiş sınıfına girer. “Kültürel afiş” afişin konusunu anlatır. Düşünüldüğünde her afiş, ürün olarak bir kültürdür. Aslında, sosyal ortama ve sanatsal olarak kültür ve sanat yaşamına etkide bulunması bakımından tüm afişleri bir kültür afişi saymak yanlış olmaz.

“Kültür kavramı, doğasal (natural) olana karşın ekinsel (cultural) olanı betimler. Latincedeki cultura, cultus, agricultura gibi sözcüklerden gelme olup, genelinde ‘işlenen’ (toprağı işleme) anlamına gelmekte ve insan emeği, insanın etkin, dönüştürücü çabası ile yakın bir bağlantı içinde bulun­maktadır. “

İnsanın yaptığı kültürdür, ancak insanı yapan da o’dur. İnsanoğlunun yaşam boyu ürettiği ve geride kalan tüm üretimidir kültür.

Kültürün kendi içindeki üretkenlik, insanın gereksinimlerini \ karşılayacak yeni maddi ve manevi değerler üretebilmesini beraberinde getirir. Afiş de gereksinimlere karşılık veren ve insanın yaratıcılık ve gelişmişlik düzeyine bağlı olarak kendi görsel değerlerini oluşturmuş bir üründür. Dolayısıyla kültür bir yaşam biçimidir ve bu görsel değerler de kentin iç ve dış mekanlarının birer parçası olan afişlerin niteliğini belirler . ‘Kültürel Afiş’; yapılan sınıflama sonucu oluşan bir kavramdır. Gerçekte afişin kendisi, başlı başına bir kültür göstergesidir.

Afış, salt, kavram-imge kurgulamasının çağdaş biçimlendirmesini içermez. toplumun kültür birikimini görsel yolla gösterır. Kültürel oluşumla, yapıyla etkileşime girmesi, kültürümüzü biçimlendirmeye yönelir.

Afış, yukarıda sözü edilen özelliklerinden dolayı biçimsel olarak, insan-sanat-kültür arasındaki bağları kurguluyor ve tasarlıyorsa aynı zamanda ülke insanının sanata bakışını da biçimlendiriyor denebilir. Bu da grafık tasarımı kültürel bir gösterge yapar.

Canan Beykal, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi Sanat Galerisi salonlarında açılan Türkiye’den Afışler ve 13. Grafık Ürünler Sergisi üzerine yazdığı ve 29 Mayıs 1993’de Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan yazısında: ” .. afişlerin sadece kavram-imge kurgulamasındaki çağdaş biçimlendirmeleri değil, aynı zamanda, pek çoğunun doğrudan kültürel bildirişim nesneleri olmalarından dolayı içeriklerinin de ‘çağdaş bir ülke  mesajı verdiğini saptıyoruz” diyor.

Kültürel Afışler aynı zamanda verdikleri mesaj, kullandıkları dil ve genel karakterleriyle ait oldukları ülkenin ‘kültür’ünü de yansıtırlar.

Kültürel Afişin Gelişimi

Kültürel afişlerin gelişimine bakıldığında, içlerinde ilk karşılaşılanın tiyatro afişleri olduğu görülür. Türkiye’de kültür ve sanat afişlerinin gelişimi incelendiğinde bir kaç grafik sanatçısının, kendi uğraş ve çabalarıyla ürettikleri tiyatro afişleri ile karşılaşılır. Bu sanatçılar Türkiye’ de afiş sanatının gelişimine büyük katkıda bulunurlar.

Sinema sanayinin çok afış üretmesine karşın; Türk Tiyatrosunun, zor koşullar altında yaptırdığı afişler, Türk Grafık Sanatına bir hareket kazandırmıştır.

Bu afışleri hazırlayan sanatçılar arasında sayacağımız; Mengü Ertel, Mürşide İçmeli ve Yurdaer Altıntaş’ın çalışmaları halen, estetik açıdan ve mesajı iletme açısından önemlerini korurlar. Kültürel afışlerin çeşitlenmesi, 1980’li yıllardan sonra, toplumsal yapının İhtiyaç ve gereklerine yönelik, artan kültürel  ortaya çıkması ve çoğalmasıyla olmuştur. Giderek yoğunlaşan faaliyetlerin duyuru çalışmaları bu alanda bir çok çalışmalar yapılmasını getirmiş ve ortaya bir çok ürün konmuştur.


Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git