Türk Sinemasında Afiş Uygulamaları

Uygulama çalışmalarında, 1980 sonrası Türk filmlerinden örnekler ele alınmıştır. Bez -Bebek, Uçurtmayı Vurmasınlar, 40 m2 Almanya filmleri, teknik anlamda, çekim özelliklerinin yanı sıra, içerdikleri konu ve mesajlarıyla da Türk Sinemasının başarılı ve özgün çalışmaları arasındadır.

Konuların ele alınış biçimleri ve işleniş tarzları, afiş tasarımlarına

yön veren etkenler olmuştur. Mesajın direkt ve anlaşılır olması, konu ile bağlantılı olması ve içeriğini yansıtması tasarımların oluşmasında yaşanan kaygılardır. Çalışmalarda afiş tasarımına özgün bir bakış acısı kazandırılmasına özen gösterilmiştir.

Afişin yaratılmasının nedeni ve esas işlevi kitleler üzerindeki etkileridir. Sinema afişınde ise yaygınlığı ve çok geniş kitlelere ulaşması özelliği düşünüldüğünde hem hizmet ettiği sinema sanatı ile bağlantılı olması hem de bir sanat yapıtı olması gerekliliği ile biçimlendirilmelidir. Konuyu yansıtması, içeriğini sunması esas işlevi olmakla birlikte afişin kendisinden hareketle sanatsal kaygıların duyulması göz ardı edilemez.

Bu bilgiler ışığında yapılan uygulama çalışmalarında sinema afişinin tüm bu özellikleri göz önünde bulundurulmuş ve çalışmalara bu yönde hareket

kazandırılmıştır .
Kültürel afişlerin, diğer afiş çeşitleri içinde, mesajı iletme sorumluluğunun da ötesinde, sanatsal bir ürün olarak, kültüre katkıda bulunduğunu görmekteyiz.

Sinema ise, endüstrisinin yoğun olması nedeniyle, kendi alanında birçok sinema afişi üretilmesine neden olmuştur. Sinema afişleri, kültürel afişler içinde yaygınlığı, kalıcılığı ve çekiciliği ile baş sırayı almaktadır.

Konuyu bu yönüyle ele aldığımızda araştırmanın çok yönlü bir içeriğe sahip olduğunu görüyoruz. Bu, hem sinemanın, hem de afiş sanatının birbirlerinden bağımsız sanat dalları olmalarından ve aynı zamanda her ikisinin de ayrı ayrı hizmet ettiği, mesajı iletmekle yükümlü oldukları alanların varolmasından kaynaklanıyor. Afişin kendisinin bir iletişim aracı olması, iletişimle bağımlı tüm kuralların bilinmesini, uygulanmasını beraberinde getirmektedir.

Yürütülen araştırmada afişin tanımına, kökenine getirilen açıklamaların ardından kültürel afişler ele alınmış, kültürel bir gösterge olarak afiş incelenmiş, kültürel afişler içinde, sinema afışlerine geçilmiş, Türkiye’de sinema, sinema tarihi, sinemanın içinde bulunduğu durum ve sinema afışlerinin içinde bulunduğu durumun koşullarına ışık tutulmuştur.

Araştırmamız, diğer taraftan, Türkiye’de konunun yeterince ele alınmadığını ortaya koymaktadır. Mengü Ertel, Yurdaer Altmtaş gibi sanatçıların, bir dönem, ticari kaygı duymaksızın gerçekleştirdikleri kişisel çabalar, kültürel afişlere örnek ürünler ortaya konmasını sağlamıştır. Ancak bu çabaların geliştirilmesi için desteklenmesi, kültürel etkinlikleri yürüten resmi ve özel kuruluşlar ya da sponsorlar tarafından sağlanmalıdır.

Uluslararası platformlarda kendilerine yer edinen ve dikkat çekecek, ses getirecek ürünler ortaya koyan günümüz grafik tasarımcılarının bu alanda az da olsa yaptıkları çalışmalar görülmektedir. Hakkı Mısırlıoğlu, Bülent Erkmen gibi günümüz sanatçılarının kültürel afiş alanında ortaya koydukları ürünler dikkate değerdir.

Araştırmamız bu konuda, başlangıçtan beri yapılan yanlışlıklan, eksiklikleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çalışmanın sinema afişlerine dikkat çekmesi hedeflenmiş, sinema sanatı ve afiş sanatının birlikte ve yeniden ele alınması düşünülmüştür. Araştırmalar, Türkiye’de sinema afişleri konusunda başlangıçtan beri yaşanan geleneksizliğin değerlendirilmesine olanak sağlamıştır. Sinemanın ekonomik koşullannın ve teknik imkanlarının da eskisi gibi olmadığı düşünüldüğünde ve bu alanda yetkin çalışmalar yapabilecek tasarımcılanmızın da varlığının bilinmesiyle, ortaya çağdaş düzeyde ürünler konabileceği gerçeğini görebilmekteYiz. Türkiye’nin sosyolojik yapısı, her geçen gün gelişme göstermekte ve bu gelişim tüm alanlara yayıldığı gibi, sanatımızı da olumlu yönde etkilemektedir . Toplumu oluşturan bireyler, iyi ile kötünün farkına rahatlıkla varabilmekte ve seçimlerini yapabilmektedirler. Geçmişte sinema afişlerinin, yurdun her köşesine giden ve yurdun her köşesindeki insanımızın beğenisine uygun tasarımlar yapılması gerektiği düşüncesi, Türkiye’nin ve Türkiye insanının gelişmekte olduğu gerçeğinden hareketle değerini kaybetmiştir. Yapılan uygulama çalışmaları, sinema afişi tasarlanırken, fılmin kendisinden hareketle, ortaya konan yapıtın özünü, içeriğini etkili ve vurgulayıcı bir biçimde ortaya konması gerektiğini hedeflemiştir. Önemli olan filmdeki starın afişte gösterilmesi ya da filmin konusunun resmedilmesi değildir. Amaç, sinemanın önceden tasarlanmış, oluşturulmuş bir sanat dalı olduğu gözönünde bulundurularak, bu sanat dalına hizmet vermek amacıyla başka bir sanat dalı olan afiş tasarımının özelliklerinin (çarpıcılık, dikkat çekicilik ve mesaj iletme sorumluluklarının) en iyi birlikteliğinin kurgulanmasıdır. Bütün bu açılardan bakıldığında grafik sanatların en yaygın türü olarak gösterebileceğimiz afiş sanatının önemi ortaya konmuş ve sinema afişlerinin de titiz bir araştırmacı çalışma gerektiren özelliğini bünyesinde taşıyan bir sanat dalı etkinliği olduğu vurgulanmıştır.


Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git