Çaldıran Bölüm II

 

İlk bölümü yayınladıktan sonra sayfanın bu kadar ziyaretçi sayısına ulaşabileceğini açıkcası tahmin etmemiştim. İlk gün 1000 barajını aşan sayfaya ziyaret yorumlarını sosyal medyadan özellikle de telefondan aldım. Uzun zamandır görüşmediğim, görüşemediğim arkadaşlarım aradı. Bizlerde var mıyız?  Bizim de şu anımız vardı. Yazdın mı? Biz hangi bölümdeyiz? soruları vardı.

Yokluğun, soğuğun her dem’ini yaşadığım Çaldıran’ı zaman zaman özlüyorum.

Gitmediğim köyü yok.  Konumum itibariyle tanıdığım öğretmenler sayesinde bir bir gezdim oraları. Günübirlik gidip geldiğim oldu, geceleri konakladığım oldu. En çok Alakaya Köyü ve Hanköy uğrak noktamdı.

Şu anda bile görüştüğüm Derviş öğretmenin görev yeriydi Alakaya. Kar yağsa da kapanmazdı yolu. Doğubeyazıt yolu üzerinde, yakın bir noktadaydı.

Alakaya Köyü girişinde 10 ncu Hudut Bölük Komutanlığı vardır. Hâlâ vardır diye düşünüyorum. Bazı akşamlar orada asker arkadaşlarla beraber takılır, bazen  voleybol maçı, bazen futbol maçı yapardık.

2004 yılı içerisinde Mayıs ay’ıydı sanıyorum. Bir akşam yine Bölük Komutanlığı içerisindeki sahada eğlenceli ve bol muhabbetli voleybol maçı yaptık. O akşam çok eğlendiğimizi hatırlıyorum.

Sabah üç  arkadaş,  beraber Van merkezine gitmiştik. Ne için gittiğimizi hatırlamıyorum ama öğleden sonra gibiydi. Akşam beraber koşup, voleybol maçı yaptığımız bir arkadaşımın mayına bastığı haberini aldık. İsmini vermek istemiyorum. Şu an nasıldır, ne yapıyordur, nerededir bilmiyorum.

Üç arkadaş Van merkezde bulunan 100 yataklı asker hastanesine koştuk. Mayına basan arkadaşımızın odasına girdiğimiz an ilk tepkisi hâlâ gözlerimin önünde. Eliyle üzerine örtülü olan battaniyeyi açıp, bacaklarını göstererek, “artık yoklar, voleybol maçı yapamayacağız” demesi hâlâ kulaklarımda.

Bacakları sarılmış, ikisini de almışlar dizlerinden aşağı. Birkaç saat olmuş daha bedeninden iki parçayı bıraktığı mayına basalı, şokta. Sanki olanların farkında değil, kendi çapında yeni espriler yapıyor bize. Ailesinden bahsediyor, çocuklarından bahsediyor. Helikopterle almışlar hemen, yetiştirmişler hastaneye… “Allah beni çocuklarıma bağışladı, iki bacağım, iki kolum gitse ne olur?” dedi ayrılırken.

Allah bizleri öyle bir millet olarak yaratmış ki… Her durumda şükretmesini biliyoruz.

Bizler kendi aramızda ne kadar konuşsak, ne kadar üzülsek hepsi boş geliyor bazı bazı. Zamanla acısı daha bir çökecek yüreğine, daha bir üzülecek. Bir yanda gururu olacak. Her daim gururla göğsünü kabartarak anlatacak. Birkaç Gaziler günü vs olduğunda çağırılacak, hatırlandığını görünce yüzü


Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git